Homepage Haberiniz Olsun Dr. Yunus Uğur’a TÜBİTAK Desteği!

Dr. Yunus Uğur’a TÜBİTAK Desteği!

by samblog

Şehir Araştırmaları Merkezi Müdürü ve İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yunus Uğur‘un yürütücülüğünde TÜBİTAK 1002 kapsamında “19. Yüzyıl İstanbul Tekkelerini Mekânsallaştırmak: Yerleşim ve Ağ Haritaları” adlı projede tekkelerin mekânsal ölçekteki rolü ele alınarak, Osmanlı şehirlerine, şehir içi/ şehirlerarası ağlar çerçevesinde yaptığı katkılar dijital araştırma yöntemleri ile incelenecektir. 30 yıllık kısa bir tarih aralığında (1850-1880) İstanbul’da yapılacak bu pilot çalışma ile geçmiş dönemlerin ve başka şehirlerin çalışılabilmesi için kaynakların, (CBS programı ArcGIS ve sosyal network analizi programı Gephi) ve sosyal-mekânsal bakış açısının bir testi yapılmış olacaktır.

Tarihi ve tasavvufi boyutları ile daha önce pek çok çalışmaya konu edilen tekkelerin mekânsal rolünü incelemeyi hedefleyen proje, zaman ve mekân boyutuyla daha kapsamlı bir çalışmanın pilot uygulaması olarak tasarlandı. 19. yüzyılda 30 yıllık bir dönemde (1850-1880) İstanbul tekkelerinin tespit edilerek değerlendirilmesi ve lokalizasyonu ile yerleşim ve ağ haritalarının ortaya çıkarılmasını amaçlayan çalışmanın, başka şehirleri de içine alacak, daha büyük ölçekli ve mukayeseli araştırmalara zemin hazırlaması hedefleniyor.

Suriçi’nde tespit edilen 300’e yakın tekke şehir tarihçiliği perspektifiyle incelenecek

Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Yunus Uğur tekkelerin, tarikatların ortaya çıktığı dönemden itibaren belirli bir toplumsal fonksiyonu üstlenen sanat ortamları, yardımlaşma ve sosyal dayanışma kurumları da olduğunu hatırlatarak, “Daha önceki İslam devletlerinde olduğu gibi Osmanlı döneminde de gerek imparatorluğun geniş coğrafyasında gerekse İstanbul’da muhtelif tarikatlara ait çok sayıda tekke inşa edildi. Tekkeler tıpkı barınma, çalışma, sosyalleşme ve kentsel hizmet alanları gibi toplumsal yapının gereksinimleri doğrultusunda şehirlerde roller üstlendi. Ne var ki mevcut literature baktığımızda, tekkelerin kentsel omurganın neresinde bulunduğu ve diğer kentsel parçalarla nasıl bir ilişki içinde olduğuna dair bir bilgiye pek de rastlamamakta. İşte bu çalışma, tekkeleri şehir bütününde değerlendirerek onların hem kendi aralarında hem de şehirdeki sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel mekânlarla olan ilişki ve mesafesini anlamaya odaklanacaktır” dedi.

Dr. Yunus Uğur projenin, çok önemli bir şehir kurumu olan bu tekkelerin, mekânsal ölçekteki rolünü yeni soru ve yöntemlerle ortaya koymayı ve bu kurumların Osmanlı şehirlerine, şehir içi ve şehirlerarası ağlar çerçevesinde yaptığı katkıları belirlemeyi hedeflediklerini kaydetti. Meclis-i Meşâyih’in de kurulduğu 1850-1880 arasında İstanbul’da tespit edilen yaklaşık 300 tekkenin ve dönemin İstanbul’unun kapsamlı olarak inceleneceği bu pilot çalışmayı Şehir Çalışmaları Yüksek Lisans Programı öğrencileriyle birlikte başarıyla gerçekleştirmek istediklerini aktaran Dr. Yunus Uğur, aynı zamanda bu proje ile tasavvuf ve şehir tarihi araştırmalarına yeni bir bakış açısı ve yöntem kazandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Basın Haberleri

Yenihaberden

HABERLER.COM

 

You may also like

Yorum yap